Oakland’da Aidiyet: Kültürel Kalkınma Planı

Proje adı : Oakland’da Aidiyet: Kültürel Kalkınma Planı
Yer : Oakland, Kaliforniya, ABD

Yer: Oakland, Kaliforniya, ABD

Tema: “Adalet temel yola çıkış prensibidir. Kültür buna bir çerçeve kurar. Aidiyet temel hedeftir.”

Kültürü; kolektif hafızayla bağ kurmanın, mekânların ve kent kaynaklarının adil paylaşımının, toplumsal eşitsizliklerle yüzleşmenin ve toplulukların kentle, birbirleriyle ve kültürel mirasla kurduğu bağları güçlendirmenin bir yolu ve aracı olarak gören; katılımcı ve çok paydaşlı kültür planlamalarını hayata geçirmek.

Çalışma Özeti: 

Oakland Kültürel Kalkınma Planı, Oakland Belediyesi Kültür ve Sanat Departmanı tarafından hazırlanmış uzun vadeli bir stratejik yol haritası. 2018 yılında yayımlanan plan, herkesin kendini ait hissedebileceği; geçmişle ve toplumsal adaletsizliklerle yüzleşebilen; tüm toplulukların ve bireylerin kültürlerini özgür ve özgün biçimde ifade edebildiği; kültür-sanatın herkes için erişilebilir olduğu bir kent inşa etmek amacıyla bir çerçeve ve kapsamlı politika önerileri sunuyor.

Otuz yılın ardından Nisan 2017’de başlayan yeni kültürel planlama sürecinin manifestosu niteliğindeki bu plan, uygulamalara yön veren temel değerleri açıkça ortaya koyuyor: 

“Adalet çıkış noktasıdır. Kültür buna bir zemin sunar. Aidiyet ise ulaşılmak istenen hedeftir.'” 

Manifesto çerçevesinde; kültürel ve mekânsal adaletin sağlanması, yaratıcı ekonomilerin desteklenmesi, kamusal alanların ortak üretime ve paylaşıma açık alanlar olarak yeniden tasarlanması, karar alma süreçlerinin tüm yerel toplulukların katılımına açık hâle getirilmesi hedefleniyor.

Oakland Kültürel Kalkınma Planlaması Çalışmaları için Benimsenen Yaklaşım ve Yöntemler:

Kültür politikalarının tasarlanmasında; yaşam biçimleri, ritüeller, geçmişle bağ kurma pratikleri, sanat üretimi, sözlü ve yazılı bilgi aktarma yolları, yemek, müzik, dans temelli topluluk festivalleri ve sosyal dayanışma ağları; mekânsal aidiyet duygusuyla ve direniş biçimleriyle birlikte ele alınıyor. Aidiyet duygusunun teşvik edilmesi hedefine, kültürel planlama stratejilerinin temel öğelerinden biri olarak yaklaşılıyor.

  • Katılımcı Yöntemler: Geniş katılımlı halk buluşmalarına, saha çalışmalarına ve veri analizine dayanan süreçler yürütülür. 70’i aşkın bireysel görüşme, 14 mahalle toplantısı ve 450 ankete dayandırılan çalışmalar aracılığıyla toplumun tüm kesimleri sürece dâhil edilir. 
  • Hafızayı Onaran Politikalar: Hafızayı onaran politikalar kapsamında kültür-sanat, toplumsal travmalarla yüzleşmenin ve bu travmalardan kaynaklanan yaraları iyileştirmenin etkili bir aracı olarak kullanılır.
  • Adalet Temelli Planlama: Tüm toplulukların sürece katılımının gözetildiği planlamalar kapsamında tarihsel bağlamda dışlanmış grupların katılımı için ise özel çalışmalar yürütülür. Kültürel stratejiler belirlenirken şu soru sorulur: Bu plan kimleri kapsıyor ve kimleri dışarıda bırakıyor?
  • Kamusal Alanlar: Kütüphane, meydan, park, durak, nehir kenarı, kilise ve sokak gibi insanların bir araya gelerek hikâyelerini, duygularını ve kültürlerini paylaşabileceği kamusal alanların korunması ve herkesin katılabildiği, erişilebilir sanat üretimlerinin desteklenmesi, kültürel planlamanın en temel stratejilerini teşkil eder.
  • Mahalle Temelli Üretim: Sanatın yerel topluluklarla birlikte üretilmesi vizyonu doğrultusunda sanatçılar, farklı mahalleleri bir araya getiren projeler üretir.
  • Hikâye Odaklı Veri: Veri yönetimi ve haritalandırma, kültürel planlamanın ilk adımlarından biri olarak ele alınır. Oakland kültürel planlama sürecinde anketlerin yanı sıra yerel topluluklarla düzenlenen toplantılar aracılığıyla hafıza haritalarının ve sözlü tarih çalışmalarının derlenmesi de veri toplamanın önemli unsurları olur. Hikâye odaklı stratejiler geliştirilir.
  • Yaratıcı Ekonomiler: Yaratıcı endüstrilerin gelişmesi, sürdürülebilir bir ekosistemin yaratılması ve sanatçıların yaşam ve üretim koşullarının iyileştirilmesi için destek mekanizmaları geliştirilir.

Bu yaklaşımla hangi somut adımlar atılıyor?

  • Kentin tüm bölgelerinde kültürel kaynaklar haritalandırılıyor. Bu haritalandırma çalışmaları kaynaklarla ilgili nitel verilerin toplanmasını ve hikâyelerin, anlatıların, tarihin kayıt altına alınmasını kapsıyor. 
  • Toplulukları bir araya getiren projeler ile mahallelerin birer karşılaşma alanı olmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor. Örneğin Neighborhood Voices (Mahalle Sesleri) gibi programlarla, mahallelilerin hikâyelerini aktarabileceği projelere fon sağlanıyor.
  • Kamusal alanlarda sanat üretimi teşvik ediliyor; parklarda dans gösterileri, sokaklarda duvar resimleri (mural), kütüphanelerde sergiler, otobüs duraklarında şiir panoları, kiliselerde konserler ve nehir kenarlarında topluluk atölyeleri gibi farklı uygulamalar hayata geçiriliyor.

Yerel festivaller ve kültürel yürüyüş rotalarıyla kamusal alanlar, yaşayan hafıza mekânlarına dönüştürülüyor.

  • Belediyeye ait kullanılmayan yapı ve alanlar; atölye, sergi, prova alanı ve kütüphane gibi mekânlara dönüştürülerek kültürel üretime açık hâle getiriliyor.
  • Azınlık gruplara, göçmenlere, kadınlara ve gençlere özel destek programları geliştiriliyor; mikro hibeler sağlanıyor.
  • Mahalle meclisleri aracılığıyla geri bildirim mekanizmaları işler hâle getiriliyor ve topluluklardan gelen öneri ve talepler ile projeler güncelleniyor.

Etkisi:

Oakland Kültürel Kalkınma Planı, belediyelerin kültürel politikalara yaklaşım çerçevesini adalet ve aidiyet temeline dayandırarak dönüştürücü bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.

Katılımcı ve hikâye temelli süreçlerin işletilmesiyle toplulukların kendilerini ifade etme, karar alma ve kültürel üretime katılma alanları genişliyor.

Kamusal alanlar yalnızca sanatın sergilendiği değil; birlikte üretildiği karşılaşma mekânlarına dönüşüyor.

Özetle: Bir Model Olarak “Oakland Kültürel Kalkınma Planı”

Kültürel planlamada hafıza, adalet, aidiyet ve topluluk bağlarının nasıl ele alınabileceği sorusuna yanıt arayan belediyeler için Oakland Planı, kapsamlı ve ilham verici bir model sunuyor.

Değerler çerçevesinde bir model:

Katılımcı yöntemlerle toplulukların karar alma süreçlerine dâhil edilmesi; kültür-sanat üretiminin doğrudan mahallelerde ve yerel topluluklarla birlikte yürütülmesi; kamusal alanların yaşayan kültür mekânlarına dönüştürülmesi, bu modelin temel değerleri arasında yer alıyor.

Modeli çerçeveleyen somut adımlar:

  • Kültürel haritalandırma projeleri aracılığıyla nitel verilerle birlikte anlatıların, tarihin, travmaların, hikâyelerin de derlenmesi,
  • Toplumsal hafızayla bağ kuran, hafızayı onaran politikalar,
  • Mahalle temelli, mahalleleri bir araya getiren sanat projeleri,
  • Kamusal alanların erişilebilir ve katılımcı kültür politikalarına hizmet etmesi,
  • Boş binaların kültürel üretime açılması,
  • Mikro hibeler,
  • Mahalle meclisleri.