Fargo

Proje adı : Fargo
Yer : Fargo, Kuzey Dakota, ABD

Yer: Fargo, Kuzey Dakota, ABD 

Tema: Kültür-sanat üreticilerinin kent planlamasının farklı aşamalarında (ekolojik dönüşüm gibi) gerçekleşen projelerde aktif rol almasını sağlayarak, toplumsal katılımı, ortak üretimi, dayanışmayı ve çoğulcu kültürel ifade alanlarını destekleyen kamusal projeler üretmek.

Yerel topluluklarla güvene dayalı ilişkiler kurarak katılımcı karar alma süreçlerini güçlendirecek bir diyalog zemini oluşturmak.

Çalışma: Fargo, belirli dönemlerde su baskınlarına maruz kaldığı için yüksek sel riski olan bir şehir. Bu riski yönetmek için de yağmur suyu toplama havzaları inşa edilmiş. Ancak kent, bu havzalarla ilgili ekolojik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kalıyor. 

Dezavantajlı konumdaki mahallelere inşa edilen beton havzalar, mahalle sakinleri tarafından tehlikeli ve dışlayıcı bulunuyor. Herhangi bir estetik değer taşımaksızın yalnızca su biriktirme işlevi görmesi planlanan bu yapılar, mahalleleri bölen ve kamusal yaşamı engelleyen unsurlar hâline geliyor. Bununla birlikte, ekolojik denge açısından da zararlılar.

Sanatçı Jackie Brookner ve ekibi de tam bu noktada, Rabanur Park su toplama havzasını World Garden Commons isimli kamusal alana dönüştürme hikâyesini başlatıyor.

Bu dönüşüm fiziksel müdahalenin ötesinde; çok amaçlı bir kamusal mekânın yaratıldığı bir diyalog ve katılım sürecine işaret ediyor.

Neler yapılıyor?

Sanatçılar, mühendisler, planlamacılar, doğa örgütleri ile yerel topluluklar arasında işbirliği geliştiriliyor.

Yerel toplulukların kendilerine özgü talep ve ihtiyaçlarını konuşabildiği toplantı ve ziyaretler gerçekleştiriliyor. 

Bu toplantı ve ziyaretlere ilişkin aşağıda belirtilen temel noktalar oldukça önemli:

  • Toplulukların ve mahalle sakinlerinin kendilerini ifade edebileceği özgür ortamın yaratılması, projenin önceliklerinden biri olarak belirleniyor. Toplantı yöntemleri bu ilke doğrultusunda şekillendirilirken, proje ekibi ev ziyaretleri ve düğün, kilise buluşması gibi sosyal etkinliklere katılım aracılığıyla karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kurmaya dönük adımlar atıyor.
  • Proje kapsamında yürütülen faaliyetler yalnızca bilgi aktarmaya değil; karşılaşma, birlikte düşünme ve ortak deneyim üretmeye olanak tanıyan paylaşım alanları olarak kurgulanıyor. 

Yerel gelenekler, müzik, ortak yemek hazırlığı, sofra kurulumu ve paylaşım bu etkinliklerin ayrılmaz parçası hâline gelirken, topluluklar arası kültürel bağların güçlenmesine de katkı sunuluyor.

  • Öğrenme ve tasarım programları sayesinde toplulukların ekolojik farkındalığı güçleniyor.

ÖRNEK UYGULAMA

Öğrenme programları belediyelere önemli bir uygulama modeli sunuyor ve kritik bir hamle olarak öne çıkıyor. Proje kapsamındaki etkinlikler katılımcı yöntemlerle gerçekleşen; katılımcıların kendi bilgileri ve deneyimleriyle katkı sağladığı buluşmalar olarak tasarlanıyor. 

Fargo projesi kapsamında düzenlenen etkinlikler:

  • Ekolojik tasarım, su yönetimi ve yerel bitki örtüsü gibi konularda yapılan uygulamalı atölyeler,
  • Doğa yürüyüşleri, hikâye anlatımı, haritalama gibi deneyim alanları,
  • Katılımcıların kendi mahallesini modellediği tasarım oyunları ve yaratıcı çizer çalışmaları,
  • Geleneksel bilgiye dayalı öğrenme (örneğin, yerel halkın katılımıyla düzenlenen bitki tanıma ya da tohum takası etkinlikleri gibi) ve kültürel aktarım pratikleri.

Peki öğrenme programları neden önemli bir model sunuyor?

Öğrenme programları, kent sakinlerinin birer özne olarak kendi bakış açıları, deneyimleri, gelenekleri, talepleri, kimlikleri doğrultusunda sürece katkı vermesini sağlayan yöntemlerle uygulanır. Bir konuşmacının bir konu hakkında bilgi vermesi değil; oyun ya da tartışma gibi farklı uygulamalarla katılımcıların hiyerarşik olmayan bir düzen içinde dâhiliyetini sağlamak hedeflenir. Böylece kent sakinleri arasında da eşit bir zemin yaratılır.

Katkı sunan ve uzmanlarla ortak dil yakalayabilen kent sakinlerinin mahallelerinde uygulanacak projelere yönelik aidiyet duygusu artar. Süreç sonunda ortaya çıkan fikir ve tasarımlar “onların” da olacağı için sadece katılım gösterdikleri değil; sahip çıktıkları bir proje söz konusu olur.

Fargo Projesinin Etkisi:

Sanatçılar ve kültür-sanat aktörleri ile kamusal alanlarda gerçekleştirilen müdahaleler, toplulukların birlikte vakit geçirdiği, ürettiği, kutlama yaptığı alanların tasarlanmasına olanak tanır. Kültür ve sanat aracılığıyla kent sakinleri arasındaki bağlar güçlenir.

Teknik müdahaleler sanat yoluyla yeni işlevler ve sosyal anlamlar kazanır.

Özellikle mülteciler ve azınlık halklar gibi az temsil edilen grupların sürece katılımı desteklenir.

Kent bağlamında işbirliği, dayanışma, güven ve aidiyet duygularının gelişmesine hizmet eder.

Bir Model Olarak “Fargo”: 

Fargo projesi, toplum temelli ve katılımcı dönüşüm araçlarından yararlanarak sanatı kent planlaması süreçleriyle entegre eden bir model sunuyor. Proje, iki farklı dinamik  bağlamında ilham verici.

1. Kent planlaması projelerinde kültür-sanat aktörlerinin rolü, 

2. Güven ilişkileri inşa ederek farklı toplulukların, azınlık gruplarının katılımını kolaylaştırmak.

Şehir planlaması ve sanatçılar

Sanatçıların farklı programlarda kolaylaştırıcı rolünü üstlenmesiyle projelerde bu anlamda bir işbirliği ortamı yaratılması, hem gerçekleştirilecek projelerin kültür-sanat vizyonuna sahip olması hem de topluluklarla bağ kurulması bakımından önemli bir model teşkil ediyor.

Belediyeler kamusal alan tasarımlarında sadece fiziksel müdahaleleri değil; kültürel ve sosyal süreçleri de vizyonlarına dâhil edebilirler. 

Katılım ve güven

Katılım, sadece belli mekanizmalar aracılığıyla işlerlik kazanamaz. Azınlıklar, göçmenler, gençler gibi dezavantajlı toplulukların ve mahallelerin demokratik katılımını gözeten güven ve paylaşım ortamlarının yaratılması gereklidir. 

Fargo projesi kapsamında gerçekleştirilen aşağıdaki çalışmalar bu bağlamda da model teşkil edebilir:

  • Mahalle ölçeğinde karar alma toplantıları,
  • Mahalle sakinlerinin düzenlediği sosyal etkinliklere katılarak bağ kurmak (örneğin, azınlık bir grubun bayram kutlaması gibi),
  • Yerel sanatçılarla yaratıcı atölyeler,
  • Yerel kültürleri temsil eden kutlamalar,
  • Dans, müzik, yemek gibi unsurlara yer veren buluşma ve tartışmalar,
  • Öğrenme programları.